Uzmanlardan Makaleler - http://www.emakale.com
Sokaktaki Gizli Yaşam
http://www.emakale.com/articles/113/1/Sokaktaki-Gizli-YaAam/Sayfa1.html
Yüksel Usta
Bir kamu kurumunda Şube Müdürü olarak görev yapıyorum. Lisans Mezunu'yum. Özellikle Terör ve Kişisel gelişim konusunda makale yazıyorum. mail adresim. usta_yuksel28@mynet.com 
Yazan Yüksel Usta
Yayın tarihi 07/25/2007
 
Onları her gün görürüz, fakat her nedense onları görmezden geliriz...

Yaşamın Arka Yüzü

Onların bizi her gün gördüğü, bizim onları bildiğimiz fakat görmek istemediğimiz kendi vücutlarını satan kadınlar.Gerçek isimlerini kullanmazlar, Ebru, Elif, Sedef, gibi takma isimler kullanırlar, sürekli gizlenme ihtiyacı içerisinde kalırlar. Bunların bazılarının dostları vardır, bunlar bu kadınları bu şartlar arasında kazandıklarını yerler, üstelik onlara eziyet etmelerine rağmen kadınlar bunları bir türlü bırakmaz, nedeni psikolojiktir.

Bu kadınlar sığınacak bir yer ararlar sürekli, kendilerine güvenli bir liman bulduklarında eziyet bile görseler rahat ederler. Sürekli tehdit altında kalan bir yaşamları vardır.

Evet bu bizim toplumumuz için şuanda sosyolojik bir sorun olsada, aslında bu kadınlar toplum içerisinde bir denge unsuru olarak dururlar. Bu kadınlar gençtir, güzeldir, alımlıdır, cinselliği iyi bilirle, onlar gerçekten eşlerinden görmedikleri cinsel doyumun en uç sürecini yaşatırlar. Bu durumu yaşayan erkek, bunu bir süre daha sürdürmek ister. Toplum içinde onları sürekli eleştirmesine rağmen, yaşadıkları bir türlü aklından çıkmaz. Tekrar yaşamak isterler, bazı erkekler daha değişik duygular ararlar, sahtede olsa yaşak aşk yaşadığını sanır, onlarla cinsellik adına birşey yapmaz, sadece onun güzel sözlerine, alımlı davranışlarına, kıvrılmalarına, mat olur. Onu sadece o şekilde yaşamak ister. Cinsellik aklına gelmez, büyünün bozulacağını zanneder, kadında bu durumu kullanır. Ona daha çok kendine bağlar, daha çok para sızdırır. Evet bu kadınlar sürekli rol yaptıkları için onlarca erkeğe değme sanatçılara taş çıkartacak rol yaparlar. Erkeklerin aradıklarıda bu değilmi?.... Rahat bir yaşam sürmek isterler, bulundukları semtte diğer kadınlarla iletişim kurmazlar, zaten diğer kadınlarda onları istemez, sürekli mahalleden kovulmaları için kamu oyu baskısı yaratırlar. Halbuki evliliklerinin devamlarını bu kadınlara borçlu oldukları hiç akıllarına gelmez. Bu kadınlar ile ilişki kuran erkekler eşlerinden bulamadıkları cinselliği doyasıya yaşarlar, onlarla korkuyu görürler, gizliliği yaşarlar, sakınmayı öğrenirler, içlerindeki şeytanı bir şekilde ikna ederler. Evet bu kadınlar toplumsal bir denge olularlar. Bunlarında bir geçmişleri bir aileleri vardır. Her birisinin başından bir evlilik geçmiş, bu evliliklerinden çocukları olmuştur. Çocukları ile ilgilenemezler, sürekli gece çalıştıkları için, cocukları başkaları tarafından yetiştirilirler. Bu annelerin en büyük özelliği içki ve sigara tüketiminde sınır tanımazlar, içkileri kesinlikle bedavaya getirmeleri gerekir.
Yaşamları başkalarının paraları üzerine kurulmuştur. Bu kadınların çevrelerinde onlarca erkek dolanır, her birisi ile ilişkilerinde onlara, diğerlerinden nefret ettiklerini, kendisini sevdiğini söyler, ona canım, aşkım, hayatım türünden sözler söyler, almasını iyi bilirler, o ince kıvrımlarda istediklerini alırlar.
Bu onların en büyük meziyetidir.İçki alemlerinde en büyük mez onlardır, onlarsız içki alemi olmaz, gruplar halinde gelir erkekleri eğlendirirler, daha sonra anlaştıkları erkeklerle beraber olurlar. Erkekler bu kadınları bir türlü bırakmak istemez ve onları diğerlerinden kıskanırlar, bu kadınlarda bu duyguyu çok iyi kullanıp, daha çok kazanım elde ederler. Bunlarında hayalleri vardır, iyi bir ev kurmak, süslü eşyalar almak, şark köşesi kurmak, evi baştan sona süslemek, değerli takılar takmak, lüks yerlerde yemek yemek, tatil ihtiyacını bir ilişkisi ile bedavaya getirmek, evet bunlarında hayalleri vardır. Evet bu kadınlar çevremizde ve bizim içimizde yaşadıkları halde bizler onları görmeyiz. Taki ihtiyacımız olduğunda, onlara aracılık edeni bulur onunla bu kadınlar için irtibat kurarız. Kadınlar yaşadıkları cinselliği o kadar becerikli yaparlarki, bir defa bunu yaşayan bir süre bunu bırakmak istemez, bunu fırsat bilen kadın, yeni avını çok iyi şekilde yolar. Bu durum maddi durumu iyi onlanla, olmayan arasında farklılık gösterir. Durumu iyi olan, kadınları bir eve yerleştirip onu metres durumuna sokar ve bütün ihtiyaçlarını karşılarlar, kadınlarda bir süre buna ses çıkartmaz, taki, daha paralısını bulana kadar. Maddi durumu kötü olanlar ise bu ihtiyaçlarını günlük olarak karşılarlar, başka şansları yoktur, biraz zorladıklarında büyük bir borç batağının içerisinde kendisini bulur. Kredi kart borçları yüzünden icralık olurlar. Evet bu kadınlar bizden biri içimizden birisi olabilir. Acılarını kimse bilmez onların, herkese gülücükler dağıtırken yalnız kaldıklarını hayatları için saatlerce göz yaşı dökerler, kaderlerine isyan ederler, kimsenin sözlerine inanmazlar, yedikleri hayat darbeleri yüzünden herkese güvenlerini yitirmişlerdir. Sevmezler, sevldiklerine asla inanmazlar, bunların tamamen bir oyun olduğuna ve bir süre sonra herkesin kendi yoluna gideceğini çok iyi bilirler. Hayat onları acımasız yapmıştır, bu yüzden yeri geldiğinde acımasız davranışlar gösterirler. Arkalarına asla bakmazlar, toplum içerisinde herkes onları iter, fakat bir fırsatını bulduğuna onunla cinselliği yaşamaya çalışır, bunlarla ilişki kuran toplum katmanları içerisinde değişit insanlar vardır. Toplum olarak onları ötelemek yerine onları bu sosyal denge içerisinde daha rantabıl bir hayatın içerisine sokmak, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir yaşam sürmelerine sağlamak olacaktır. Her şey başkalarının hayatı üzerine kurulmadığına göre, bize düşen görev sorumluluk sahibi olarak bu kadınları bir şekilde bu hayatın içerisine düşmelerine engel olmak olacaktır. Onları bir düşman olarak görmek yerine korunması gereken insanlar görmek daha faydalı olacaktır, başlangıç olarak. Bunlarında birer anne olduklarını unutmadan, anneliği doya doya yaşamlarına fırsat vermek zorundayız, toplum olarak bize çok büyük görevler düşmektedir. Bu tür yaşam süren kadınların herbirisinin ayrı bir hikayesi vardır, ve bu hikayeler acılarla doludur, Hiç bir kadın bilerek ve isteyerek bu bataklığa saplanmak istemez, Onlarda mutlu olmak, bir aile düzeni içerisinde yaşamak isterler. Onlarında umutları vardır. Gelecekle ilgili planları vardır. Fakat bu planları yaparken, kendi ayakları üzerine değil başkalarının maddi imkanları üzerine kurarlar. Bu onların en büyük handikapıdır. Toplum olarak tu kaka dediğimiz bu yaşamı süren kadınlara devlet olarak sahip çıkılmalı, bu hayat süren ve bataklığa tamamen sahipsizlik ve maddi koşulların yokluğu nedeniye düşen bu insanlara toplum ve devlet olarak sahip çıkılmalıdır. Sosyal devlet anlayışının temelide burdan başlamalıdır. Erkek olarak insanları kullanmak değil, onlara yaşama bağlayacak versiyonları uygulamaya sokmak gereklidir. allah(cc) korkusu ve insanlıkta bunu gerektirir.