Su olmayan yerde hayat olmaz. Herkesce bilinen bu gercek yanlış ellerde heba olmaya devam diyor. Son gunlerde Ankara ile gundeme oturan kuraklık ve su sıkıntısı daha once de bircok ilde yaşanmış ve ileride de yaşanacağı kacınılmaz olan bir gercekti. Buna rağmen alınmayan onlemler, geliştirilmeyen havza yonetimleri sayesinde bugun Ankara kacınılmaz sonla karşı karşıya. Peki tek care başka bir su kaynağı  bulmakta mı gizli. Tabi ki hayır. İşte yapılabilecek diğer calışmalar ;

İcme ve kullanma suyu hatlarında yani şehir şebeke suyu hatlarında su tuketiciye ulaşırken belli bir miktar kacak meydana gelir. Bu kacaklar sızmalardan kaynaklanır. Boru bağlantıları ve catlaklar onarıldığı takdirde sızma miktarı azalacaktır. Bu bağlamda yapılacak calışmaların başında sızma miktarının tespiti ve azaltılması gelmelidir.

Bugun bircok yerleşim yerinde mevcut olmayan atıksu arıtma tesisleri verimli işletildikleri durumda bulundukları yerler icin cok buyuk bir avantajdır. Mevcut tesise eklenecek bir ileri arıtma sistemi ile su tekrar kullanılabilir hale getirilebilir. Boylelikle atıksu tekrar kullanım suyu olarak şebekeye verilebilir.

Yağmur suları kanalizasyon sisteminden ayrı olarak toplanarak bir yerde depolanıp değerlendirilebilir. Boylelikle hem kanalizasyon hatlarında hem de arıtma tesisind

e zorlanma meydana gelmez. Toplanan su atıksu arıtma tesislerine değil barajlara takviye edilebilir, park ve bahce sulamaları icin kullanılabilir, yangın sondurme faaliyetleri icin depolanabilir.

Kontrolsuz acılan kuyular kapatılmalıdır. Sulama yontemlerinin iyileştirilmesi icin ciftcilere destek sağlanmalıdır. Yanlış sulama yapan yerlere cezai işlem uygulanmalıdır. İleriye yonelik plan ve programlar kapsamında havza yonetimleri gozden gecirilmeli ve su politikaları oluşturulmalıdır.

Şebekeye su pompalaması durdurulacağı zaman hatta kalan suyun basınc etkisiyle boru icinde salınım yapıp su darbesi denilen olayın oluşacağı goz onune alınıp tasarruf olması icin suların kesilmeden once borularda ne kadar basınc oluşacağı ve mevcut boruların bu basınca dayanıp dayanamayacağı hesaplanmalıdır.

Bunların yanında yerleşim yerlerine uygun değişik stratejilerle farklı onlemler almak mumkundur. Ama şunu da unutmamak gerekir ki devletin farklı organları bu tur konularda birlik icinde planlı olarak hareket etmeli, aylık hatta haftalık toplantılarla sık sık bir araya gelmeli ve alınan kararları birbirlerinden haberdar olarak planlı bir şekilde sonuca ulaştırmalıdır. Aksi halde yetki karmaşası yaşanması, belediye ve DSİ arasında anlaşmazlıklar oluşması gibi calışmaları yavaşlatacak sorunlar oluşabilir.

Su tukenebilir bir doğal kaynaktır, ancak onu ne kadar surede tuketeceğimiz bizim elimizde.