Uzmanlardan Makaleler - http://www.emakale.com
Yaşlılarımızı Sevelim
http://www.emakale.com/articles/2034/1/YaAlAlarAmAzA-Sevelim/Sayfa1.html
Yüksel Usta
Bir kamu(güvenlik) kurumunda yönetici olarak çalışıyorum, İktisat fakultesi mezunuyum, , bir süreden beri şiir ve deneme yazıyorum. Özellikle felsefi ve kişisel gelişim konularında yazmayı ve okumayı seviyorum. Bütün makalelerim hiç bir şekilde değiştirilmeden, tüm linkleri ile birlikte yazarın biyografisi değiştirilmeden. 5651 sayılı internet yasasına uygun yayın yapan sitelerde yayanlanabilir. eposta. usta_yuksel28@mynet.com 
Yazan Yüksel Usta
Yayın tarihi 05/7/2008
 
Geçen hafta sonunda, çok şükür sağ olan ve varlıklarından her zaman mutlu olduğum ve büyük huzur duyduğum annem ile babamı ziyarete gittim.

Büyüklerimizi sevelim.
Geçen hafta sonunda halen sağ olan ve varlıklarından her zaman mutlu olduğum ve büyük huzur duyduğum annem ile babamı ziyarete gittim. Yaklaşık iki aydır onların ellerini öpmemiş, onların hayır dualarını almamıştım, Hafta sonu Cumartesi günü sabah erkenden kalktım, kısa bir süre sonra babam aradı, köyde uzak akrabalarımızdan birisin vefat ettiğini ve cenazesinin buğün kaldırılacağını söyledi, Bende gitmek istiyordum, bu benim için nedenlerden birisi oldu. Bulunduğum görev itibariyle il dışına çıkmam izne tabi olmasına rağmen, bütün bunları göz önüne alarak canlarım annem ve babamın içimde çoşturduğum özlemleri nedeniyle, öğleden önce kendi otomla yola çıktım. Yolculuğum çok güzel oldu, Yolda onlara birkaç küçük hediye aldım. Ayrıca köyümde yaşayan Halalarım ve diğer akrabalarımda vardı onlar içinde aldım küçük hediyeler, Düştüm tekrar yeniden yola, Akşama doğru sahile indim, Sahile indikten sonra pek fazla yolum kalmamıştı, Yaklaşık yarım saatlik yolculuktan sonra, köy yoluna girdim. Bu yol, sağında ve solunda yaklaşık 20 köyü şehre bağlayan ana yoldu, Yol asfalt olmasına rağmen kış sonrası bakımı yapılmadığı için yer yer çukurlarla dolu idi, zorlukla ilerledim, Birkaç kez çukura düştüm, Yolun sağında akan dereyi ilk defa bu kadar susuz görmüştüm. Bütüm yaşamım boyunca nerdeyse her sene üç beş kez gördüğüm derede neredeyse balığın yüzemeyeceği kadar su vardı, Bu beni çok üzdü, Yukarıdaki yaylalarda yeteri kadar kar yağmadıgını ve bu yazın çok susuz geçeceğinin habercisi olmuştu burda yaşayanlar adına üzüldüm. Fakat çevremdeki yemyeşil ormanları, fındık bahçelerini ve içime aldığım tertemiz havayı soluduğmda üzüntüm biraz hafifledi. Kısa bir yolculuktan sonra köyüme ve canım anneciğime ve babacıgıma kavuştum, uzun süre annemle birbirimize sarılı kaldık,  Öyle hasret kalmışımki, onun kucağına beni sevmesine, Annesini ve babasını kaybeden insanlar geldi aklıma onlara ne kadar üzüldüm, bir gün bunlarında başıma geleceğini içimde bir sızı olarak hissettim. O günün hiç olmasını ve kendimim onlardan önce ölmemi istedim, Fakat bu haksızlıktı, onlar benden daha çok içleri yanacaktı bu duruma.
Daha sonra hep beraber cenaze evine gittik, Cenazeiy deftnetmişlerdi. Evlerinde onlara taziyelerde bulundum, Hepsi çok üzgündü annelerini kaybedenlerin göz yaşları sel olup akıyordu. Erkekler biraz daha sakındi. Kadınlar ise ağlamaktan kendilerini perişan etmişlerdi. Benimde gözlerimdem yaşlar yanaklarıma doğru süzülmeye başladı, ağladığımı kimsenin görmesini istemediğim için dışarı çıktım, hava çoktan karardığı için kimse benim ağladığımın farkına varmadı. Biraz oturduk, babamın cenaze sahiplerinden müsade isteyen sesi ile kendime geldim, Kalktık eve doğru yürümeye başladık, Anneme sarılmış gidiyordum. Annemde o kısa yolculuk boyunca beni onlarca kez öptü kokladı. Ana sevgisi kadar gerçek bir sevgi yoktur derlerya, bunu bir kez daha yaşadım, hiç bir kadın insana anne şefkatıni ve sevgisini veremez. O gece anneme sarılarak uyudum, uzun süredir hasret kaldığım sevgiye doymuştum.
Ertesi sabah kaltığımda doğru mezarlığa gittim, Orada yatan tüm akrabalarıma dua ettim, İçimde onlara olan özlemlerimi sözlere sonrada gözyaşlarına döndüğünü gördüm. Gözlerimden düşün damlalar rahmetli dedemin mezarın üstüne düştüğü anda, içimdeki onlara olan sevgimin dahada arttığını gördüm, Onlar her zaman kalbimde yaşayacaklardı. Mezarlıktan ayrıldım, Kimbilir onları daha ne zaman görecektim, Belki hiç görmeyecektim, Onların yanına gidecektim. Bunu allah(cc) başka kimse bilemezdi. Eve geldim, Babamlar karşı köyde akrabalarımızın yanına gitmek istediğini söyledi, Orası yaklaşık 7 km. kadard, kısa ve kötü bir yoldan sonra köye vardık, Babam, Annem, ve Halam dört kişiydik, Köydeki evleri neredeyse tek tek dolaştık, Sanırım 15 eve girdik, her evde ayrı bir dram ayrı bir hikaye vardı. Yaş ortalamasının 60 oldugu bu mekanlarda, Kiminin karısı ölmüş, kiminin kocası ölmüştü. Karı koca yaşayanlar ise hastaydı, aslında hepsi hastaydı, Bir teyze tek başına yürüyemiyor, dizlerinin üstünde sürünüyordu, Yanlarında kimse yoktu, Diğer bir evde, kocası bu kışın ölmüş ve tek oğlu, Güneydoğuda şehit olmuş bir kadın yaşıyordu, Onunda gittim elini öptüm, hayır dualarını aldım, Yalnızlığın ve çaresizliğin ne demek olduğunu orda gördüm, evin bahçesindeki çiçeklerle , yaprakları ile konuştuğunu, gün ağırmadan kendisini dışarı attığını, geçelerin kendisi için bir kabus olduğunu hiç güneşin batmasını istemediğini anlattı. Diger bir evde, yaşlı karı koca vardı, Kocası yatalak olan kadın, zaten zar zor ayakta ilaçlarla ayakta duruyor fakat yıllarca kendisine hizmet eden, atası saydığı eşine o kadar şefkatli davranıyordu'ki, onların sevgisine hayran kaldım. Kaldım acaba bu dünyada böyle sevgiler. Annem ve babam nerdeyse bütün evleri dolaştılar, kah helallik aldılar, kah helallik verdiler, belki görürlermiydi, Bunlardan hiç birisinin yarına çıkacağı garantisi yoktu.
Bütün bunları görünce gençliğin, güzelliğin hepsinin gecici olduğunu aslında bir hayal dünyasında yaşadığımızı, elimizde var olanlara sıkı sıkı sarılmamış gerektiğini, en büyük zenginliğin sağlık ve büyüklerimizin sağlığı olduğunu bir kez ve daha büyük dersler alarak anladım. Üzgün vaziyette eve döndüğümde anneme ve bababa daha sıkı sarıldm, Onları daha sık ziyaret etmem gerektiğini anladım. Sizde kaybetmeden büyüklerinize daha sıkı sarılın.,onlarlar daha çok vakit geçirin. Bu dünyanın en büyük zenginliği bu,