Meslek hayatımın neredeyse tamamı, İstanbul ilinde geçtikten sonra, ikinci şark görev için Bayburt iline geldim.
Çoruh vadisine kurulan bu küçük ve şirin yerleşim yerinin 30.000 cıvarında nüfusu var, ile ait Demirözü ve Aydıntepe adınla iki ilçesi var.Şehrin tamamına yakını Türk ırkından oluşmuş. İlde seçmen profiline baktıgımız zaman, sağ görüşli bir şehir olmasına rağmen, tarikatların etkin olduğu bir yer değil, milliyetçi insanlar ağırlıkta. Her dönem iki milletvekili çıkaran il, birkaç dönemdir, aynı insanları meclise göndermektedir.
Şehirde okullaşma oranı oldukça yüksektir. Eğitim başarı seviyesi tüm iller sıralamasında ilk on içindedir. Bunda öğretmen kadrosunun yeterli olmasının büyük etkisi görülmektedir.
Heryerde olduğu gibi zengini çok zengin, fakiri çok fakir,
Devlet burda büyük bir miktarda, kömür yardımı yapmaktadır. halkın büyük bir kısmı gurbete, özellikli yurt dışına gitmiş, fakat kendi kültürü ile bağlantısını tamaman kopartmayan halk, yaz dönemlerinde akın akın iline gelmektedir.
 Şehrin tam ortasında Çoruh nehri akıyor. Şehir nehrin iki kenarına paralel olarak kurulmuş.
Yerleşime daha uygun yerler varken, şehir Çoruh nehrinin iki yakasına kurulmakla aslında büyük bir yerleşim hatası işlenmiş. 
 Aydıntepe ilçesinde Romalılar döneminde kalma, muhteşem bir yer altı şehri var, mutlaka görülmesi gereken tarihi bir mekan.
Burada göreve başladığım günden itibarın, iki yıl geçti. Bu süre içinde Bayburt halkından çok tanıdıklarım oldu. Hepsi gerçek dost ve candan insanlar. Kalblerinde hiç bir kötülük ve ard niyet olmayan bu insanların bu sert ve acamasız kış şartları içinde nasıl yaşadıklarının merakını burda iki kış geçirerek ve yaşayarak öğrendim.
Kış ayları ayrı bir güzellik olduğunu, yazın ayrı bir güzelliğn olduğunu gördüm. Batıda yaşayamayacağınız çok güzelliğin insanı ile doğanın bütünleşmesini burada yaşadım.
Burada dışarıdan gelenler için zor bir yaşam olan bu kış şartları ömürlerini burada geçirmiş Bayburt halkı için oldukça olağan bir durum. Halk burada kar yağmaması halinde, yaşamlarının daha zor olacağı inancını taşıyorlar. Kar yağması onlara ayrı bir mutluluk ve huzur verdiğini gördüm.
Manevi değerler yönünden halk o kadar temiz kalmışki, bunu ancak burda yaşayarak anlayabilirsin. Burda halkın içinde hiçbir kötülük yok. Senelerdir neredeyse hiç bir cinayet işlenmemiş, daha doğrusu böyle bir olayın meydana gelmesine sebeb olacak bir durum oluşmamış. Halk birbiri içinde öyle güzel bir diyalog yakalımışki, burda bir süre duran memur bu durumu anlamakta geçikmiyor.
Burda suçlar genelde dışarıdan gelen insanlar tarafından işleniyor. Özellikle saf ve temiz Anadolu halkını kolayca kandırabileceğini bilen suçlular günü birlik buraya gelip, bu insanların iyi kalpliliğinden faydalanarak onları doland

ırmaktan çekinmiyorlar.
Gerek banka önünde, gerekse başka bir şekilde onlarla ileşitim kuran bu kişiler bu insanların temiz kalbliğini iyi bildikleri için onları rahatça suçlarına alet edebiliyorlar.
Güvenlik kuvvetleri bu durumu bildiği için bu tür olaylar olmaması için tüm gücü ile çalışmaya devam etmektedir. Bu suçlarla ilgili çok sayıda kişi göz altına alındı. Adli makamlara hesap vermektedirler.
Her ne kadar devlet yatırımlarından bu zamana kadar yeteri kadar faydalanmayan bu il, son zamanlarda büyük bir yatırım atağına girdiği görülüyor. İl neredeyse bir şantiye haline dönüştü. Bunda bu dönemin iktidarının büyük katkılarının olduğunu herkes görüyor. Bu bir kalkınma amacıdan, silkinmeden, kurtulma çabaları olarak düşünüyorum. Buraya kurulacak bir Üniversite buraya çok hareketlilik kazandıracak. Buranın yeniden çehresini değiştirecek.
Burdaki yerel devlet hastanesi fiziki koşullar olarak,İstanbul'un en büyük hastanelerinde olmayan bir sistemle tüm bina donatılmış, dostor hastasını, tetkik için gönderdiği yerlerde alınan kan, idrar, film gibi sonuşçalr, anında dostorun bilgisayarında ayrıntılı olarak yükleniyor. Buda ellerinde tahlil toplamak zorunda kalan vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Yeterli fizili koşullara sahip olmasına rağmen, bazı branşlarda doktor sıkıntısı çekildiği, ayrıcı burda gördüğüm en büyük eksikliğin, MR cihazının bulunmayışı, bu nedenle hastala Erzurum veya Trabzon Tıp Fakultelerine sevk ediliyor.
Buranın tarihi ve doğal güzellerini anlatmama gerek yok.... Bayburt valiliğin veb sitesinden buranın tarihi ve doğal güzellikleri rahatça görülebilir.
 Seyir defterine bu temiz Anadolu şehrini eklemeyenlere çağrı yapıyorum.
Gelin bu saf ve temiz anadolu halkının, iyilik dolu gözlerine bakın. Onların ne kadar misafirperver olduklarını görün. Buranın tarihi kalesini, çoruh nehrini, yaylalarını. diğer tarihi güzelliklerini görün. Buranın havasını soluyun. Soğuk sularından için.
Buranın insanını yaşayın. Hayatınızın en anlamlı yerlerinden birisi olacağına inandığım bu saf anadolu halkını görün. Yolunuz eğer  buraya düşerse, sakın buraya uğramadan gitmeyin. Burayı yaşayın.
Meslek hayatımın en mutlu ve huzurlu çalışmasını yaptığım bu şehirde yaklaşık iki yıl oldu, seneye burdan allah(cc) nasih ederse ayrılacağım. Burada çalıştığım sürece, Özellike Valimiz ve Emniyet Müdürümüzün cefakarca yaptığı çalışmaları, Bayburt halkına hizmet etmekteki aşkını ve şevkini hiç bir zaman unutmuyacağım. Diğer mesai arkadaşlarımı ve Müdürlerimi her zaman minnetle sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Hayatımın en nadide bir köşesinde yer alacak Bayburt halkına saygı ve sevgilerimi gönderiyor,tüm kalbimle önlerinde saygı ile eğiliyorum.
Bir şeyi esefle kınıyorum, bir görev esnasında bir milletvekili eşinin, benden sicilimi istemesini asla unutmucam. Bu davranışı tamamen kişisel olarak değerlendiriyorum. Bayburt halkına mal etmiyorum.
Umarım herşey gönüllerince olur, ve içlerinde taşıdıkları bu insan sevgisini, doğallığı, dürüstlüğü, insancıllığı hiç bir zaman kaybetmezler.
Şen ol Bayburt, Sende nem kaldı.
Hoşçakalın....