Uzmanlardan Makaleler - http://www.emakale.com
Kumdan Kaleler
http://www.emakale.com/articles/44/1/Kumdan-Kaleler/Sayfa1.html
Deniz Yalım Kadıoğlu
Yazan Deniz Yalım Kadıoğlu
Yayın tarihi 05/29/2007
 
"Alışmaya" çalışıyoruz. İncinen yerlerimize her gün küçük yamalar dikiyoruz...

Kumdan Kaleler
Kumdan bir kale düşünün. Çevresine güzel su kanalları yapmış, hendekler kazmışsınız.

Yalnız öyle bir yere inşa etmişsiniz ki kalenizi, dalgalar güçlendikçe önce su kanalları doluyor; sonra heybetli surlarınız, tuzlu suyun ellerinde giderek erimeye başlıyor.

Sizse elinizde küçük plastik kovanız, sahilden topladığınız kuru kumlarla surlarınızı onarmaya çalışıyorsunuz. Yaptığınız yamalar, bir sonraki dalganın darbesiyle çirkin şekiller almaya başlıyor.

Küçük plastik kovanızla habire koşturup duruyorsunuz. Kan, ter ve panik içinde!

O kadar odaklanmışsınız ki "onarmaya", bu yıkımın artık sizin kontrolünüzde olmadığını göremiyorsunuz.

Oysa bir dursanız, durup da yukarıdan baksanız kaleye, çamur haline gelmiş surlara ve dalgalara; onarmaya harcadığınız sürede yepyeni bir kale inşa edebileceğini göreceksiniz. Denizin biraz ötesinde, yeni bir başlangıç yapabileceksiniz.

Yaşam, birçoğumuz için böyle geçip gidiyor.. Katlanamadığımız şey; işimiz, ilişkilerimiz, sevmediğimiz çalışma ortamımız ya da gururumuzu inciten yöneticimiz oluyor bazen.

"Alışmaya" çalışıyoruz. İncinen yerlerimize her gün küçük yamalar dikiyoruz. Ertesi gün sökülüyor yamalarımız; yara bere içinde, delik deşik, yorgun argın dönüyoruz evlerimize. "Dayanmak zorundayım!" diyoruz. Her şeyi bırakıp düşlerimizin peşinden gitmek, bir lüksmüş, şımarıklıkmış gibi görünüyor gözümüze. Öyle ki utanıyoruz da bazen, gitme düşlerimizden! "Çevrem ne der? Yüzlerine nasıl bakarım? Bunca zamanlık emeğime yazık mı olur?" kaygılarımızdan, hırslarımızdan ve etiketlerimizden vazgeçemeyişimiz; bizi yeni başlangıçlardan alıkoyuyor. Aynı durum; ilişkiler için de, bitmiş ama sürdürülen evlilikler için de, hani o hep gidip yerleşmek istediğimiz huzur dolu sahil kasabası için de geçerli değil mi?

Bazen, bir şeyi onarmak için, önce tamamen yıkmak gerekmez mi?

Hayatınızdaki bazı kumdan kaleler, denize karışmayı çoktan hak etmedi mi?

Deniz Yalım Kadıoğlu
dykadioglu@gmail.com

Not: Bu makaleyi, hiçbir şekilde değiştirilmeden, tüm linkler korunarak ve yazarın biyografisi ile birlikte istediğiniz yerde yayımlayabilirsiniz.