Karşıyaka Anadolu Caddesi üzerinde iki binanın birleştirilmesi ile meydana getirilen fabrika tamamen İtalyan teknolojisi ile, altın eritmesinden tel çekmesine, örgü makinalarından özel fırınına ve özel cila makinalarına kadar 40’ın üzerinde  makine ve el tezgahlarından oluşuyor.

Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde 2800 metrekarelik kapalı alanda faaliyetini  sürdürüyor.

Temizocaklar 2001 yılında bir milyon dolara yakın  ihracat gerçekleştirdi.

Bu yıl için “en az bir milyon dolar” diyorlar.

Bu şirketin adı Temizocak Kuyumculuk Sanayi.

Temizocaklar’ ın  bir de perakende ticareti yapan, mücevher ağırlıklı olan bir kuruluşları daha var. Oda Temizocak Altın ve Kıymetli Taşlar A.Ş.

Bu şirket özel tasarımlara ağırlık veriyor ve kendi tasarım ve üretimleriyle “De Bears Pırlanta Hizmetleri” tarafından düzenlenen her yarışmadan ödüller çıkarıyor.

Temizocaklar’ın üçüncü kuşağı da iş başında.

Yelda, Yalım ve Yiğit Temizocak üçlüsü şimdi her iki şirkette görev yapıyor, bu güzel kurumu yarınlarda daha da güzelleştirmek için yarışıyor.

İşte size, her bir ferdi başarıyı omuzlamış bir Karşıyaka Ailesi.

Babalarıyla, kızlarıyla, gelinleriyle ve üçüncü kuşağı ile …

Siz okuyucularımız için İstanbul Cağaloğlu’nda sadece kendilerinin  tasarlayıp ürettikleri ürünleri sundukları Showroom Yetkilisi Yelda Temizocak  görüştük ve sorularımıza yanıt aldık.

 -Temizocak İstanbul’dan sorumlu bir kişi olarak, iş yaşamına geçişinizi biraz anlatır mısınız?

-Üniversitede okuduğum yıllarda daha aile işimiz olduğu için, daha üniversiteyi bitirmeden çalışmaya başladım. O yıllarda İzmir’de tahsil hayatımı sürdürüyordum ve ailece İzmirliyiz. İzmir Genel Merkezimiz, fabrikanın ve tüm yönetim İzmir’den yapılmaktadır.İmalatımız İzmir Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde devam ediyor.Türkiye’de ilk entegre kuyumculuk fabrikası 1975 yılında kuruldu.1936’dan beri perakende sektöründe başlayıp, daha sonra imalata geçen bir kuruluşuz.

İmalatımız altın zincir, makine zincir, elişi zincir, içi boş döküm, her boyda zincir imalatından oluşmaktadır.Sadece kendi dükkanlarımız için mücevher imalatı yapıyoruz.Kendi dükkanlarımız için ürettiğimiz ürünleri toptan satışa koymuyor ve piyasaya vermiyoruz.

-Son yıllarda markalaşma konusunda Türkiye’nin tüm sektörlerinde bir önemseme dönemi başladı.Oysa Temizocak ismi yıllardır marka anlamında  da oturmuş bir isim. Hem üretici olup, hem markalaşma vizyonunu ilk keşfeden bir ailesiniz gördüğüm kadarıyla .Bunun ihracata ve bulunduğunuz pazarlara etkisi ne oluyor, hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?

- uzun yıllardır “Temizocak” markası ile üretim yapıyor ve aynı markamız ile ihracatımızı Amerika, Avrupa Birliği ülkelerine yapıyoruz.Ağırlıklı olarak ta daha çok Almanya ve Kuzey Avrupa ülkeleri ihracatımızın büyük bölümünü oluşturanlardır. İhracata daha çok 14 ayar ağırlıklı ürünler tercih edilmektedir. Bu tüm dünya da böyledir. Almanya’da kuyumculuk anlamında ilk akla gelen Türklerdir.Ama Türkiye’de olan ve ihracat yapanlar değilde, aslında Almanya’da olup orada yerleşmiş ve kurumsallaşmış olan firmalardır anlatılmak istenenler.

-70 yıldır kendi markanız ile çalışmalarınızı yürütüyorsunuz.Bundan sonra farklı bir sektörde de olma gibi projeleriniz var mı?

- 1963’den beri aynı çatı altında olup, aynı isimde kalmayı, markalaşmayı seçtik.Farklı bir sektörde olmayı hiç düşünmedik.Biz üç kuşaktır bu işi biliyor ve bu işte kalmayı tercih ediyoruz.Ama kendi sektörümüzde yaptığımız başka bir iş kolu olan “gümüş hediyelik eşya” da var.Kurumsal şirketlere yılbaşı dönemlerinde hediyelik eşya yapıyoruz.Şirket hediyeliklerine  promosyon denilebilir.Tüm bu anlamdaki ürünlerimiz gümüş ve altından imal edilip, müşteri isteğine göre garanti belgesi ile birlikte hediye paketi hazırlanır ve istediği a

det ve şekilde teslim edilir.Aracı ve ajans kullanmıyoruz.Direkt üretimden müşteriye ulaşmalı bir satış ağımız mevcut.Birebir müşteri satış odaklı olan aktif çalışan ekiplerimiz var.Eğer bir şirketin ajansı varsa  ve bize şirketi adına sipariş veriyor ise çalışmalarımızı ozaman ajansla yürütüyoruz.Ama yine müşteri odaklı olarak…

- Kuyumculuk artı dış piyasaya açılan, sanayileşen yüze sahip olmaya başladı.Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

-Kuyumculuk bir sektör haline geldi. Hem de çok ciddi  bir dış ticaret sektörü oldu.Ve bu konuda sanayileşen bir sektör oldu.Kuyumculuk sektörü olarak İhracatçılar Birliği içinde yer alıyoruz.Sektör kendi içinde  bir değişim ve gelişim içinde kendisini bir yere taşımaktadır.Deri firmaların birleşip kendi sektörlerinin Deri Reklam Kampanyalarını başlattılar.Umuyorum kuyumcularda aynı birleşmeyi yapıp, güçlenirler.Markalaşma konusunu çok ciddi anlamda önem taşımaktadır.Özellikle de dış piyasalardan kuyumculuk sektörünün bu anlamda çalışmaları 10-15 yılı bulur diye düşünüyorum.Çünkü, yaşadığımız çok ciddi problemlerimiz var.Öncelikle bunlar azalmalıdır.İhracat yapan firmalar, kur farkından dolayı kendi fiyatlarını dış piyasalarda tutturamıyorlar.Bunları devlet falan değil kuyumculuk sektörü kendi içinde fiyatlarını oluşturup, bireysel düşünmeyi bırakıp sektör adına güç birliği yapıp kendi piyasa koşullarını  oluşturacak önlemleri kendi içinde sağlayarak yapabilmelidir.Türkiye’de rekabet içinde biz sektör içinde bulunanlar birlik içinde olup fiyat ve kalitede birleşip kararlar almıyor ve uygulamıyoruz.Dolayısıyla da kısa vadeli sadece kendisini düşünüp, günü kurtarmak amaçlı çalışıldığı içinde fiyatlar korkunç derecede bağımsızlık gösteriyor.Ve sektör içinde güç birliği yapamıyoruz.Kendi bindiğimiz dalları kesiyoruz.Oysa dış piyasalarda fiyatlar sabittir.Kimse fiyat kıramaz ve dolayısıyla da  birbirlerini, sektörlerini de  korumuş olurlar.Mantalide farkımız var.İleriye dönük sektörü de vizyonumuzu da genişletemiyoruz.

-Hedefleriniz var mı?

- Kalıcı müşterilerimizle limitli, daha özel ürünlerle daha yüksek ayarlarda (18 ayar)  çalışmak istemekteyiz.22 Mart 2006’da bu ürünlerimizi göstereceğiz. İki yıl içinde Nişantaşı’nda,  Bağdat Caddesi’nde ve Abdi İpekçi’de  üç butik açmayı hedefliyoruz ve bu showroomlarımızdaki konseptler ile konu başlıkları ile eşleşmiş ürünlerin olacağı tarzda organize edilip, müşteriye hizmet verilecektir.

Her butik belirli başlıklar altında birbirine uyum sağlayan ürünleri gerek yaş grubu olarak gerekse ürün çeşitliliği ve  konu olarak birbirini tamamlayacak konsept içinde oluşturulacaktır.Örneklemek gerekirse; sadece evlilik konusunda arayabilecekleri ürünlerin olduğu bir butik görmek isteyenler ne alabilirler, ihtiyaçları ne olabilir ve hangi yaş grubundalar gibi konular göz önüne alınıp, o tür ürünlerin sergileneceği bir butik olacak ve insanlar bunun bilincinde olup, o adresten, butikten gelip alış verişlerini tamamlayacaklar.Alyans, tektaş küpe, tek taş yüzük bir butikte yer alırken;diğer butikte de tam aksine mücevher taşlı mallar olacak.Şu an proje sadece düşünce bazında. Sektör de yaşadığımız sorunların önü açılırsa; “Temizocak” adı ile inşallah bu butiklerimizi 2 yıka kadar organize etmiş olup, hizmet vermeye başlarız.

- Bu sektörde çalışmak isteyen veya işini kuracaklara ne gibi önerileriniz olabilir?

-Sektörümüz bir bankacılık sektörü gibi profesyonel olma yolunda.Gençlerimiz  mutlaka bu sektörde şanslarını aramalılar.

İşini kurmak isteyenler kendilerini kuyumculuk sektörü konusunda geliştirmeli ve bilgi sahibi olabilecek alt yapıyı oluşturmadan kendi işlerini kurmasınlar.İşi bilenin yanında İmalatından tüketiciye ulaşana kadar ki aşamaları görüp, öğrenmeli ve bilgi sahibi olup işlerini kursunlar.Sadece parası olanların yapabileceği bir iş gibi bakmasınlar.Çok yanılgı yaşayıp, çok kısa sürede zara edebilirler.

Para kontrolü çok zor olan, mal yapımı titizlik isteyen, kendi imalatı yoksa, özellikle alıp satıyorsa yanılma payı yüksek olabilir ve bir anda kayıpları çok olan bir iş.Kısaca “ZOR BİR SEKTÖR”.Bilgili ve sektörün içinde olan kişiler iş açmalılar.

Kıymet Güzeliş